Mekândan Çizgiye, Çizgiden Giyilebilir Sanata
2002 yılında Bursa’da doğan tasarımcı, mimarlık eğitimine Akdeniz Üniversitesi’nde devam etmektedir. Mimarlığın kazandırdığı mekânsal düşünme biçimini; illüstrasyonun, grafik tasarımın ve gündelik hayatın özgür anlatımıyla bir araya getiriyor. Onun için tasarım, belirli bir disiplinin sınırları içinde kalmaktan çok, farklı dünyalar arasında yeni bağlar kurmanın bir yolu. Bazen bir mimari formdan, bazen bir çizgiden, bazen de sıradan bir detayda keşfedilen küçük bir hikâyeden ilham alıyor.
Çalışmalarında mimarlığın düzeniyle çizimin spontane doğası yan yana geliyor. Figürler, semboller, renkler ve tipografik öğeler aracılığıyla kendine özgü bir görsel dil kurarken yalınlığı, mizahı ve alışılmışın dışındaki anlatım biçimlerini önemsiyor. Her tasarımın kusursuz görünmesinden çok, kendine ait bir karakter taşımasına ve bir şey hissettirmesine değer veriyor.
Snooddy için geliştirdiği tasarımlarda bu yaklaşımı giyilebilir bir ifade biçimine dönüştürüyor. Mimari mekânlarda, sokaklarda ve çizimlerinde karşılık bulan fikirleri tekstil yüzeylerine taşıyarak sanatı gündelik hayatın bir parçası hâline getiriyor. Mimarlık, grafik tasarım ve kişisel ifade arasında kurduğu ilişkiyle sıradan nesnelere yeni anlamlar kazandırmayı hedefliyor.
Onun için tasarım, yalnızca görüneni biçimlendirmek değil, görünmeyeni de anlatabilmek. Bazen tek bir çizgiyle, bazen küçük bir figürle, bazen de bir araya gelen renklerin yarattığı hisle…
Çünkü yaratıcılığın tek bir mekâna, malzemeye ya da disipline ait olmadığına inanıyor. Sanat bazen bir yapının içinde, bazen bir kâğıdın üzerinde, bazen de insanın üzerinde taşıdığı bir tasarımda hayat buluyor.